Bülbülün, güle karşı olan aşkını herkes bilir. Efsaneye göre Bülbüloğulları bu aşk yüzünden her bahar
birçok kurban verirmiş.
Gül, al rengini bülbülün kanından alırmış. Âşık bülbül, gün ağarmadan üzerinde tomurcuk bulunan bir gül dalına konar, göğsünü gülün dikenine dayar, ötmeye başlarmış. Öttükçe, yüreğinin kanı gülün özsuyuna geçermiş. Gün doğarken gül kızararak açılırmış ama bülbülün kanı da tükenirmiş; cansız olarak ağacın dibine düşermiş. Hiçbir zaman gülün açıldığını görmezmiş. İngiliz yazarı Oscar Wilde, Doğu dünyasının bu güzel efsanesinden Gül - Bülbül adlı ince bir öykü yaratmıştır.
Hz. Süleyman'ın en sevgili kuşu bülbülmüş. Bülbül geceleri, sabahlara değin penceresinin önünde şakır, ona ninni söylermiş. Gündüzün sıcağında da karı-koca kanat gererek efendilerinin yüzünü güneşten korurlarmış.
Bir nisan gününün sabahı bülbül, eşine: "Güller açılıyor, gül bahçesine gidip eğlenelim." demiş" Eşi: "İzin alalım, efendimiz kızar sonra." demişse de söz dinletememiş. Erkek bülbül: "İzin isteriz de vermezse gidemeyiz artık." demiş, bahçeye doğru uçmuş. Dişisi de, çaresiz arkasından gitmiş. Başlamışlar bahçede şakımaya, gülüp oynamaya.
Hz. Süleyman, bir ara yüzüne vuran güneşin farkına varmış. Bakmış bülbüller yok. Kargaya, bülbülleri bulup çağırmasını emretmiş. Karga onların nereye gidebileceklerini biliyormuş. Hemen bulmuş onları, emri bildirmiş. Erkek bülbül: "Süleyman umurumda mı şimdi; baksana güller açmış!" demiş, şakımaya başlamış.
Hz. Süleyman karganın getirdiği habere kızmamış, gülüp geçecek olmuş. Ama karga fesatçılık yapmış, birtakım suçlar uydurmuş bülbülcüğe. Bunun üzerine Hz. Süleyman, kuşların başı baykuştan, bülbülleri yakalayıp getirmesini istemiş.
Baykuş, bülbülleri yakalayıp Hz. Süleyman'ın katına getirmiş. Bir mahkeme kurulmuş oracıkta. Bütün kuşlar tanıklık edip bülbülü suçlamışlar. Çünkü onu kıskanıyorlarmış. Ama bülbül çok güzel konuşmuş, güzel bir savunma yapmış. Kırlangıçla leylek de ondan yana tanıklık etmişler. Karganın fesatçılığı anlaşılmış, bülbül bağışlanmış.
Hz. Süleyman, kırlangıçla leyleği insanlara dost etmiş. Kargayı da, kapkara ettikten başka, ömrü boyunca leş yemeye mahkûm etmiş.